9 Ocak 2016 Cumartesi

Bölüm 12 : Çiçekli Günler !

Bunu gören babaanne de Kaptan'a dönüp hiç durmadan ikinci esprisini patlattı.

-Bomban elinde patladı.

Ve şimdi sıra sende...
Devam edecek...


...


Babaanne yavaşça yüzünü Şelale'ye dönüp sıra sende dedi.

Ardından Kaptan , babaannenin pazar çantasından bir avuç tahtadan yapılmış oyuncak benzeri şeyler çıkardığını gördü.

Babaanne o tahta şeyleri Kaptan'a doğru fırlattı. Tahta şeyler bir anda büyüdüler. İlkokulda oturduğumuz sıralardı bunlar.

Kaptan üzerine gelen sıralardan kaçmamamıştı. Ve yere düşmüştü.

Yerdeki Kaptan'a bakıp şöyle dedi babaanne :

-Sıranın sende olduğunu söylemiştim. Her söylediğimiz şaka olsaydı komedyen olurduk , babaanne değil!

Babaanne Kaptan'a doğru koşup bir tekme atmaya kalkıştı. Ama Kaptan hemen ayağa kalkıp kıvrak bir hamleyle saldırıyı atlattı. Karşı saldırıya geçmeye kalkarkeeeeeeeeeeeeeeeen

...



Ağzının ortasına uzay mekiğini yedi!

Babaanne yerde baygın halde yatan iki süper kahramana baktı. İkisini de kolayca yenmişti. Şimdi ikisini de sonsuza kadar yok edecekti. Kaptanın yanına geldi. Tam onu yok edecekken başına bir şey çarptı.

Ne olduğunu anlamadı. Veeee , tak!

Bir tane daha çarptı. Biri onunla dalga mı geçiyordu ? Etrafına baktı ama kimseyi göremedi. Kimdi bu ?







Babaanne şok olmuştu. Karşısından gelen binlerce insan birikintisi görmüştü. Arkasını döndü, ve arkasında da binlerce insan belirdi. Bir cisim daha çarptı suratına !
Yüzüne çarpıp yere düşen cisme baktı. Bu bir çeyrek altındı. Bunun tek bir anlamı olabilirdi. Çünkü bu bir oluşumun amblemiydi.






SAKİNE TEYZE VE ALTIN ORDUSU !


Sakine Teyze öne çıktı ve dedi ki ,

-Artık bu işte biz yokuz.
-Neden ?
Diye sordu babaanne.
-İki sebebi var.
Birincisi şehir büyük huzursuzluk yaşıyor. Bundan dolayı kimse iplik ürünleri almıyor. Biliyorsun biz iplikde malzemeden çalarak para kazanıyoruz.
İkincisi ise bildiğin gibi Kaptan benim üst komşumdu. O gidince yerine 3 çocuklu bir aile taşındı. Çocuklar çok gürültü yapıyor. Evde top bile oynuyorlar. Başımı şişiriyorlar. Kaptancım olsa ne güzel rahat rahat yaşardık. Ben Kaptan'ı geri istiyorum. Ve sana ceza olarak seni küçük bir çikolata kabına hapsedeceğiz. Sonra da bir gemiye koyacağız. Ve ömür boyu ,
Kaptan ! Çıkar beni bu kaptan ! ,diye bağıracaksın. Kaptan aklından hiç çıkmamış olacak.

Ben, Sakine Teyze...
Altın ordusunun ve Bülbül apartmanının yöneticisi seni bu cezaya mahkum ediyorum.

Babaanne oradaki 50 kişilik altın ordu askeri tarafından cezasını çekmek için götürüldü.

Şehri ve Kaptan için çiçekli günler geri mi dönüyordu ne ? :)


0 yorum:

Yorum Gönder