12 Ocak 2016 Salı

Bölüm 13 :BGÇFSG

DİKKAT!
BU BÖLÜMÜ ANLAYABİLMEK İÇİN 4 VE 5.  BÖLÜMLERİ  TEKRAR OKUYUNUZ.

Evine geri döneli 1 ay olmuştu.
Her zaman olduğu gibi güne başlamıştı. Ama ne olduysa kendini çok bitkin hissediyordu. Tostları ışınları ile ısıtmaya çalıştığında anlamıştı güçlerinin bittiğini. Uçmak istedi ama olmadı. Ultra güçlü ses telleriyle halka günaydın diye bağırmak istedi ama kimse duymadı. En kısa zamanda güçlerini kazanmalıydı. Yoksa konu komşu ne derdi ?


 Sonra telefonu çaldı.

- Merhaba , ben Cimo !

- Üzgünüm yanlış numara , dedi ve kapattı telefonu Kaptan.




Telefon 1 dakika sonra tekrar çaldı.

- Beni şimdilik hatırlamaman önemli değil.  Yakında tüm şehri gözlerinin önünde yok ettiğimde zaten hiç unutamayacaksın.

Kaptan güçlerini kaybetmesiyle onun ilgisi olabileceğini düşündü.

-Güçlerimi sen mi aldın?

-Evet , telefonuna virüs bulastırdım. Bir kez daha bunun olmasına yardım etmiştim. Kral tam tüm şehri ele geçirmişken virüsüme karşı kullandığınız antivirus programı savaşı kazanmanızı sağlamıştı. Ama bu kez daha güçlüyüm.   O virüs beynini baskılıyordu. Bu virüs ise sana geçip tüm güçlerini aldı Artık sıradan bir insandan farkın yok. Ve tabi arkadaşların da aynı durumda.


-Peki , sen kimsin ?
-Ben BGÇFSG nin kurucu üyesi olan Cimo'yum !
-Ne istiyorsun şehirden?
-Benim olmasını istiyorum. Ve önümdeki tek engeli de kaldırdım. gibi. 1 saat sonda şehir merkezine gel. Orada kozlarımızı paylaşacağız. Gelmediğin her ay için 1 kişiyi bayıltacağım.   Hadi kendine iyi bak , iyi günler.


Kimdi bu Cimo ? Derdi neydi şehirle?


~BGÇFSG~


Pek ortalıklarda görenmez , sesleri pek duyulmazdı. Kim ve kaç kişi olduklarını kimse bilmiyordu. Bu  insanlar abur cubur ile beslenir ve günde 3~4 kere tuvalete giderdi.




BILGISAYARI GERÇEKTEN ÇOK FAZLA SEVEN GENÇLER! (BGÇFSG)

Evet , onlar bgçfsg isimli gruptu. Hepsi birbirinden üstün yeteneklerle donatılmış çok tehlikeli insanlardı.

Ama içlerinden biri vardı ki ( en fena olan ) belki de 10 Kaptan gücündeydi. Arkadaşları ona Cimo derdi. 188 boyunda ve 100 kg civarında bir ağırlığa sahip olan , oldukça kaslı,  delici bakışları ile bir insanı saniyeler içinde hipnotize edebilen ,grubun tartışmasız en zekisi olan Cimo , mükemmel bir liderdi.


Kaptan telefon kapandıktan sonra en hızlı şekilde şehir merkezine gitme planları yapmaya başladı. Evinin önünden geçen dolmuşa bindi. 15 dakika sonra şehir merkezine geldi. 45 dakikalık bekleyişten sonra iri yarı , kaslı, çam yarması gibi biri göründü Kaptanın gözüne.
Kaptan şok oldu. Bununla mı dövüşecekti ? Hem de güçleri olmadan...

İri adam yaklaştı Kaptan'a doğru ve dedi ki.

-Afedersiniz efendim, Kaptan Şelale Suyu isimli bir beyefendiyi arıyordum. Siz acaba o olabilir misiniz ?

Kaptan ne diyeceğini bilemedi. Çünkü annesi ona yabancılarla konuşma demişti.

Kaptan biraz düşündükten sonra evet , ben Kaptanım dedi.
Bunu demesiyle ağzına yumruğu yemesi bir oldu. Yere serildi Kaptan.

Şehrin ortasında tüm halk onları izliyordu.

...

Güçlükle ayağa kalktı Kaptan.

- Cimo efendi , Cimo efendi!
Kusura bakma Cimo efendi. Bu şehri sana vermem.

Kaptan yakın dövüşte de iyiydi. Yıllar önce keşişlerden 2 yıl pehlivanlık eğitimi almıştı çünkü.

Kaptan karşı saldırıya geçti. 2 yumruk salladı Cimo'ya. Ama Cimo ikisinden de kaçtı. Kaptan 3. yumruğu attı seri bir şekilde. Cimo bu sefer kaçmak yerine yumruğu tuttu. Tuttu ve Kaptan'a sert bir tekme attı. Kaptan yine yere serildi.
Bir kez daha saldırdı Kaptan. Cimo'yu kaldırıp yere vurmak için hamle yaptı. Ama belini incitti. Çünkü Cimo gerçekten ağır biriydi. Başarısız bir saldırıdan sonra bir kez daha yumruk yiyen Kaptan yine yerdeydi. Cimo'nun sert yumrukları onu yormuştu ve artık kalkacak hali yoktu.

Cimo yerdeki Kaptan' a bakıp şöyle dedi ,
-Seni yendim !
-Evet , tebrik ederim. Ama şehre zarar verme.
- Madem şehre zarar vermeyecektim , neden dövüştük ?

Cimo son bir darbe vurup Kaptan'ı yenmek için yerdeki Kaptanın yanına gitti.



AAAAAUUUUUUUUUUUVVVVVVAAAAAAAAAUUUUAAUAUAUA !!!!!!


Cimo ve Kaptanın dövüşünü izleyen kalabalıktan geldi bu ses. Birisi koşarak bu bağırışı yapıyordu. Koştu koştu ve Cimo'nun üstüne atladı. Cimo yıkılmadı. Çünkü maaşallahı vardı.

Ama o da ne ?!

İkinci biri daha gelip üstüne atladı Cimo'nun. Ve birisi daha!
Derken bütün şehir Cimo'ya saldırmaya başladı. Cimo çok fena dayak yiyordu. Tamam diye bağırdı. Ne isterseniz yapacağım!

Halktan biri konuştu,

-Biz Kaptanı sokakta bulmadık! Ona zarar verenler bize de zarar vermiş olur. Şimdi ona ne yaptıysan düzelt yoksa buradan çıkamazsın.

Tamam dedi Cimo.

-Tamam , ona bir antivirüs programı vereceğim. 2 dakikaya eski haline gelir. Yeter ki beni bırakın.

Şehir halkı bunu kabul etti. Kaptan'a antivirüs programı enjekte ettiler.

Ve Kaptan eskisi güçlerine kavuşmuştu!

Halk söz verdiği gibi Cimo'nun gitmesine izin verdi.

Cimo giderken sanki bir şeyler mırıldanıyordu