6 Şubat 2016 Cumartesi

Bölüm 18 : İlk O Vurdu

ÖN BİLGİ: BELEDİYELER DIYARINDAKİ BELEDİYELER, TEK BİR ŞEHİRDEN OLUSMAKTADIR. ÖRNEĞİN KAPTANIN BELEDİYESİ SADECE TEK BİR ŞEHİRDEN MEYDANA GELMEKTEDİR.  BU DURUMDA BELEDİYE BINALARININ BULUNDUĞU ALAN BAŞKENTMİS GİBİ DÜŞÜNEBİLİRİZ. SADECE SINIRLARI ÇOK GENİŞ OLDUĞU İÇİN  MUHSİN BELEDİYESİ 2 ŞEHİRDEN OLUŞMAKTADIR. BUNLARDAN BİRİ DUNYANIN BAŞKENTİ OLAN " ZABİ " ŞEHRİDİR.


ÖN BİLGİ 2 : BU DÜNYADA SAVAŞLAR DAHA HAVALI OLDUĞU GEREKÇESİ İLE KILIÇ,KALKAN , MIZRAK,OK VS.  İLE YAPILMAKTADIR. BU YILLAR ÖNCE ZABİ ŞEHRİNDE 7 BELEDİYENİN  ORTAK IMZALADIGI BİR ANLAŞMA İLE KABUL EDİLMİŞTİR.




100 000 atlı asker...

Ne olduğunu anlayamadan sırtından bıçaklanmak üzere olan güçlü bir halk...




Baht Oyunlarının ilk kapışması:

~ Faik vs Cemil ~



Bir köşede,

mum üretiminin lideri , olimpiyat şampiyonu, halkının maaşallahı olan ama hazırlıksız yakalanan Cemil Belediyesi...

Diğer köşede,

Sıkıştığı yerden çıkmak isteyen ama bunu uçan arabalar icat edilmeden yapmanın derdine düşmüş , 100 000 atlısı ile akın akın gelen , gerçek hedefi çok daha farklı olan Prens Faik Belediyesi...


Bahtı açık olanın kazanacağı bu savaş başlıyor!


Faik komutasındaki 100 000 atlı şehre doğru harekete geçmiş, aniden saldırıp 6 köyü yıkmış ve şehir merkezine doğru yani belediye binasına doğru ilerliyordu. Cemil belediyesi ise henüz halkı silahlandırmaya vakit bulamamıştı. Köylü halk mecburen yumruklarıyla dövüşüyor ve bir miktar başarılı da oluyorlardı.

Cemil bir şeyler yapmalıydı.
Halkın hepsine silah vermek 1 ay sürerdi. Düşmanın merkeze ulaşması ise sadece 3 gün.

Stratejisini belirledi Cemil. Merkezdeki halktan herkesi silahlandıracaktı. Köylerdeki köylüleri de merkeze çekip orada savunma yapacaklardı. 30 000 silahlı insan olsa düşmanı püskürtmeye yeterli olurdu. Ama o sayıya 3 günde ulasabilirler miydi ?
Herkese haber ulaştırma kısmı biraz zordu çünkü.





                  ~3 gün sonra ~


Her şey hazırdı.
Olmuştu işte!
Hatta inanılmaz iyi olmuştu!
Cemil , tahmin edebileceğinin çok üstünde bir sayıya ulaşmıştı.

30 000 kılıçlı asker !!!

Zaten bir adamları 3 atlıyı alacak kadar güçlüydü. Bu rahat bir zafer olacaktı. Halk hazırdı.

Ve bekledikleri ordu karşılarına gelmişti artık.

Prens Faik şaşırmıştı. Bu kadar askeri toplamalarını beklemiyordu.

Orduda herkes dehşete kapılmıştı. Cemil Belediyesi askerlerinin ne kadar güçlü olduğu dilden dile konuşulurdu.

Prens Faik onlara,  karşılarında en fazla 10 000 kişilik bir ordu olacağını  hatta hiç savaş olmadan direkt teslim olabileceklerini bile söylemişti.

Korkmak normal bir eylemdi aslında.
Yalan yok , sayıca gerçekten iyi durumdalardı. Ve yine yalan yok , askerleri de gayet güçlüydü.  Ama karşılarındaki ordu en zirvedeki orduydu. Ve bekledikleri sayının kat kat yukarısında bir sayıyla karşılamışlardı onları.
Ama artık kaçış yoktu. Savaş başlıyordu. Askerler birbirine doğru koşmaya başlamıştı.

Geniş bir düzlükte yapılıyordu savaş. Yaşlılar ve çocuklar sığınaklarda bekliyorlardı. Aslında bu hiçbir faydası olmayan bir eylemdi. Zaten savaşlarda ateşli silah kullanılmadığından dolayı şehri bombalamak gibi bir olay yoktu. Adettendir diye gidiyorlardı herhalde.


                  ~Savaş alanı~


Şehir merkezi bomboş kalmıştı. Mümkün olduğunca çok insan savaşın yapılacağı yerdeydi.

Orada ise işler beklenildiği gibi Cemil Belediyesi için iyi gidiyordu.

Faik Belediyesinin askerleri artık savaşı kazanmaya olan inancını kaybetmeye baslayacaklardı. Cemil ordusu daha çok bastırıyor, Faik ordusu daha çok bozguna uğruyordu.

Faik geri çekilme emri vermişti.

Faik'in geri çekilme kararıyla birlikte Cemil,  kaçan askerleri kovalamak yerine merkezde kalıp orduyu dinlendirme kararı almıştı.

1 günlük savaş sonunda Faik ordusu 20 000   , Cemil ordusu 5000  kişilik bir kayıp vermişti.

Faik ordusu ümitsizdi. Tekrar taarruza geçmek istemiyorlardı. Ümitsiz olmayan tek kişi Faik'ti.





Kaslı Kadın ve Ordusu !

10 000 yaya ve 70 000 atlı asker...

En başından beri Faik ile anlaşmış olan kaslı kadın, Cemil belediyesine doğru çoktan harekete geçmiş ve merkeze kadar gelmişti. Yorgun ve dinlenmekte olan orduya gece , arkalarından saldırıyorlardı. Aynı anda Faik ordusunun da saldırıya geçmesi ile birlikte arada kalmıştı Cemil ordusu.

Cemil ordusu şok yaşıyordu. Bozguna uğramışlardı.


Gün doğduğunda savaş alanında Cemil ordusundan sadece 1 asker kalmıştı. Etrafını saran 20 asker tarafından dalga geçilerek öldürülmeye çalışılan bir askerdi.  Elinde mızragı ile bir sağa dönüyor, bir sola dönüyor, aniden arkasına sallıyor mızrağı... Kimseyi yanına yaklaştırmıyordu. O ölmeden savaş bitmezdi.Cemil'den başkası değildi o.  Etrafını saran askerlerden biri cesaret edip saldırmıştı ve anında bir hamle yapıp öldürmüştü onu Cemil. Artık sıkılan birisi 3 ok atmıştı ve Cemil artık ölmüştü.

Savaş da bitmişti.




1 yorum:

  1. Heyecanlı bir bölüm olmuş. Cemil'i artık haritadan silme vakti geldi sanırım. Şu kaslı kadın ordusunu merak ettim aslında ben :) keşke araya böyle karikatür tarzında görseller ekleyebilsen.
    Daha bi eğlenceli olurdu o zaman hikaye. Yeni bölümde savaş devam edecek mi yoksa kahramanımızla ilgili bi bölüm mü olacak? Merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil