8 Şubat 2016 Pazartesi

Bölüm 20 : Kaptan asla satmaz !



Kaptan Kaslı kadının yanına uçmuştu. Kaslı kadının huzuruna çıktıktan sonra direkt konuya girdi.

-Seni çok tanımıyorum. Ne yapacağını bilmiyorum. O nedenle seninle konuşmaya geldim.

-İyi yapmışsın, işin yoksa gel bi çayımızı iç.

-Teşekkürler, ama yapmam gereken işler var. Belki başka sefere gelirim.

-Yahu olur mu öyle şey? Bu kadar yol gelmişken seni bi çayımızı içmeden bırakmam.

-İyi tamam , ama çok oyalanmamam lazım.




                  ~7 Çay sonra ~

-Ziyade olsun.

-Afiyet olsun. Buyur ,şimdi anlat.

-Seninle bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlaşması imzalamak istiyorum.

-Neden ki ? Zaten sana saldırmayacağım. Şu an tek isteğim ordumun Tayyar Paşa belediyesine saldırıp mum üretiminden sonra tarım üretimini de ele geçirmek. Bunu da ancak senin ülkenin içinden geçip yapabilirim. Aslında ülkenden geçmek için izne ihtiyacım yok , sonuçta herhangi bir ordun yok. Ama olsun yine de soruyorum işte.

- Bana bak kaslı kadın, Tayyar benim dostum. Öyle olmasa bile ülkemin içinden geçmene izin veremem.

-Haydaaaa.
Ben şimdiye kadar yönettiğim hiçbir savaşı kaybetmedim. Seni diğerlerinden farklı yapacak şey ne ?
(Kaslı Kadın burada güler)

Kaptan bu konuşmanın olumlu sonuçlanmayacağını anlamıştı.
Ayağa kalktı. Biraz ilerleyip odadan çıkmak için kapıyı açtı. Arkasına dönüp daha sonra efsane haline gelecek şu sözleri söyledi:

-Farkımızı farketmedin ya , artık farketsen de farketmez.

Kaptan kapıyı çarptı ve çıktı gitti.
Ülkesine doğru uçtu ve gider gitmez çözüm aramaya başladı.
Yardım almalıydı. İlk olarak Cimo'yu aradı ama sonuç tabiki olumsuz oldu. Faik ile konuştu ama o da zor durumda olduğunu söyleyip yardım etmedi. Ne yapacaktı. Halkı silahlandırmaktan başka çare yoktu.
Ama o da yeterli olmazdı. Nüfusu düşük bir belediyeydi çünkü.

Kararını verdi. Halkı da savaşa sürüklemek istemiyordu. Tek başına savaşacaktı. Hem ordusuz bir belediyeye çok büyük bir ordu yollamazdı diye düşündü Kaptan.


...


Beklediği üzere Tuğtuğ Bey savaş ilanını içeren mektubu getirmişti. 

Sevgili Kaptan,

Şehirdeki arkadaşlarımın söylediklerine göre ordu bulamamışsın. İyi oldu bunu bildiğim. Normalde ordumun yarısını yollayacaktım ama şimdi buna gerek yok. Yarın sabah şehrin kapısına dayanmış 3000 asker göreceksin. Teslim olmak için hala vaktin var.

Sevgilerle , Kaslı Kadın.

Tamam dedi Kaptan. Tamam , onlara saldırarak yenemem ama yıldırıcı bir şekilde savunma yaparsam onları geri çekilmeye zorlayabilirim.



...

                 ~Savaş sabahı~

Karşıdan gelen koca bir orduydu. En az 20 000 adam vardı. Kaptan Kaslı Kadının yalan söylediğini anladığında artık çok geç idi.

Ölüme gitmişti Kaptan. Bu savaşı kazanamazdı. 20 000 kişi üzerine doğru yürürken çaresizce dizlerinin üzerine çöktü.


...


0 yorum:

Yorum Gönder