10 Şubat 2016 Çarşamba

Bölüm 22 : Esirella

Elinde 30bin asker olan , tehlikeli , zeki , güçlü bir lider... Sakine Teyze...

Amacı belli olmayan Cimo...

Belediyeler diyarında barış artık çok uzaktaydı. Bahtı açık olanın kazanacağı süreç artık başlamıştı.



Yer : Bülbül apartmanı/ Sakine Teyze'nin evi.

Cimo Sakine Teyzenin evinin kapısının önünde duruyordu.  Kapının etrafındaki duvarlarda yazanlar dikkatini çekmişti.

Cehenneme hoşgeldiniz!
Geri dön!
Kaç!

Bunlar kırmızı renkte, sanki kan ile yazılmış gibi duran yazılardı. Cimo herhalde şakacı komşular dedi. Ve kapıyı çaldı. Kapı açıldı.

-Hoşgeldin Cimo Bey oğlum.

-Hoş bulduk teyzecim.Bana acil gel demişsin ben de hemen geldim.  Nasılsın, iyi misin ?

-Tamam tamam iyiyim , boş muhabbet yapma!

-Peki teyzecim, sen nasıl istersen.

-Ben burada bir savaş haritası hazırladım. Yapacaklarım için senin gibi küçük bir piyona ihtiyacım var. Bunun karşılığında sana kazandıklarımın yanında küçük bir parça vereceğim. Kabul etmezsen  30bin askerim ile sana savaş açarım. Ya da bir gece baskını ile seni esir alıp günlerce işkence yaparım.Aslında şimdi seni ele geçirmekle falan uğraşmak zor olur.  O nedenle yanımdan ayrılmanı yasaklıyorum.  Artık benim için çalışan birisin.  Düşünme hakkın yok. Herhangi bir itiraz hakkın yok. Zaten herhangi bir hakkın da yok.

-Ama sen beni kandır...

derken kafasına çiçekli vazoyu yedi.

-Sana itiraz hakkın yok dedim.

Cimo korkuyordu. Sakine Teyze'den hiç beklemediği bir hareketti bu. Oysa onun ile anlaşıp savaşa ordu yollamıştı. Böyle kandırılmak hoş değildi. Acaba kaçabilir miydi ? Zordu.

Bir şeyler yapmalıydı. Aklına hiçbir şey gelmiyordu. Sonra birden Kaptandan yardım isteyebileceği geldi aklına. Kaptan üst katta oturuyordu. Tek yapması gereken bir kat yukarı çıkıp Sakine Teyze'yi Kaptan'a şikayet etmekti. Bu amaçla gidip Sakine Teyze'ye sordu.

-Sadece 30 saniyeliğine üst kata çıkıp Kaptan ile konuşabilir miyim ?

-Hayır. Ben sana senin herhangi bir hakkın yok demedim mi ?

-Evet , dedin teyze.

-Seni cezalandırıyorum. Bundan sonra balkonda oturacaksın.

-Ama orada üşür...

-Laaaapssss

Cimo kafasına bir kez daha vazo yemişti. Sessizce balkona doğru yürüdü. Maaşallahı olan Cimo ağlıyordu.

...

Cimo'nun umutları tükenmişti. Buradan kurtuluş yoktu.


0 yorum:

Yorum Gönder