Kaptan Şelale Suyu Kimdir?

180 boyunda.
Ama ayakkabısı ile 182 oluyor.

24 yaşında.
Ama 28 falan gösteriyor.

Kahverengi saçlı.
Saçları doğuştan dikik.Ama kesinlikle jöle kullanmıyor.

Kaptan Şelale Suyu Kimdir?

Aslında mavi gözlü.
Ama kahverengi göz rengini çok beğendiği için kahverengi lens takıyor.

77 kilo.
Ama 2 aydır tartılmıyor , o nedenle biraz kilo almış olabilir.

44 numara spor ayakkabı giyiyor.
Ama ayakkabının önünde biraz boşluk var.Seneye de giyerim mantığıyla annesi aldı çünkü.

Kaptan Şelale Suyu Kimdir?

Özel süper kahraman kıyafeti yok.Suçlularla savaşırken genelde kot pantolon ve beyaz t shirt giyiyor.
Ama soğuk havalardan falan korunmak için mont, hırka vb. şeyler giydiği de oluyor.

Yakışıklılık derecesi 8/10.
Ama bütün akrabaları 10/10 diyor.

Omuzları çok geniş değil.
Ama kesinlikle kraker gibi vücuda sahip olacak kadar dar da değil.

Kaptan Şelale Suyu Kimdir?

Ailesini çok seviyor.
Ama annesini biraz daha fazla seviyor.(Babasının bu konuda bilgisi yok.)

Kesinlikle sakal bırakmıyor.
Çünkü hiç hoşuna gitmiyor.Ama sakal bırakan insanlara kesinlikle antipati ile yaklaşmıyor.

Zayıf denebilecek bir vücuda sahip.
Ama kesinlikle cılız değil, hafif kaslı.

Kaptan Şelale Suyu Kimdir?

Her türlü müziği dinler.
Ama operaya karşı çok büyük bir ilgisi var.

Tek çocuk olarak büyümüştür.
Ama asla şımarık olmamıştır.

Hiçbir kötü alışkanlığı yoktur.
Ama oralete karşı biraz zaafı olduğu söylenebilir.

21 Nisan 2016 Perşembe

Bölüm 34 : Dünya hayatı boştur

~İguana Fikret~

-Selam Hipnozcu Baba

-Selam , bana lütfen sadece Hipo de.

-Peki Hipo , bizim bir sorunumuz vardı. O nedenle sana geldik.

-Biliyorum. Bilmediğim şey sorununun ne olduğu.

-Benim bir dostum var , kendisi şu an ölü. Onu canlandırabilir misin diyecektim.

-Hmm... Aslında tam emin değilim. Ama deneyebilirim. Ayrıca dirilse bile eskisi gibi olmayabilir. Ama her şeyin olduğu gibi bunun da bir bedeli var. Bi 50lik ateşlersen hallederiz.

-Tamam , olur. Şimdilik 25 veriyorum. İşin bitince kalanını alırsın.

-Olur , şimdi öteye git. Biraz sihir yapacağım.

Sonra Hipo başlamış olduğu yerde zıplamaya. Kafasını hızlıca sağa sola sallamaya da başlamış aynı anda. 1 dakika böyle yaptıktan sonra aniden durmuş. Sihirli sözleri söylemeye başlamış,

Her kimse eğer
Bana para veren
Canlanır ve böylece
Geri gelir hemen

İstediği gibi yaşar
İsterse yer menemen
İsterse çalar kemen
Çe





İguana şaşkınlık içinde Hipo'yu izliyordu. Böyle saçmalık olur muydu ? Yine de müdahale etmek istemedi.

Birden Hipo durdu. Yerde hareketsizce 1 dakika yattı. Sonra aniden ayağa kalktı. Konfetiler patlamaya başladı. Galiba olmuştu. Koşarak mağaranın derinliklerine gitti. 5 dakika sonra geri geldi. Olmuştu işte.



~Dubara Reis~

Zamçuka Belediyesinde serbestçe gezen Dubara Reis , önüne gelen tüm köyleri yakıp yıkmıştı. Öldürdüğü köylüler tekrar ayağa kalkıp onun ordusuna katılıyorlardı. Bilinçlerini yitirmiş bu insanlar tamamen Dubara Reis'in dediklerini yapıyorlardı. Karşısındakini anında öldürme yeteneğine sahip çok güçlü ve şimdiden 200 kişilik ordu oluşturmuş  bir katilin karşısında duracak kimse durabilirdi ki ?

Sakine Teyze mi ?

Kaslı Kadın mı?

İkisi birlik olsa bile , hatta binlerce kisilik ordusuyla üzerine yürüseler bile kazanamayabilirlerdi.

Dünyayı kim kurtaracaktı ?



Not : Yazarımız insanları şaşırmayı sever.





17 Nisan 2016 Pazar

Bölüm 33 : Baba ilen Reis

~ İguana Fikret ~


Fikret önde , gemideki mürettebatından birkaç kişi arkasında olacak şekilde ilerliyorlardı.
Adadaki tabelaları takip ederken ormanın içinden geçip o mağaraya ulaştılar. Mağaranın üstünde tıpkı  eczanelerde olduğu kırmızı ışıklarla

" Meşhur Hipnozcu Baba'nın Yeri "

yazısı dikkat çekiyordu.  
Karşılarında ne kadar yol olduğundan habersizce mağaraya girdiler. Yürüdüler, yürüdüler,  yürüdüler...

Üstelik daha çok yürüyecektiler.

Fikret de hemen her insan gibi Hipnozcu Baba hakkındaki söylentileri duymuştu.

Adanın her yeri öyle pismiş ki Hipnozcu Baba 'ya misafirliğe giden bir daha gitmezmiş , Hipnozcu Baba o kadar yakışıklıymış ki kimse ondan gözlerini alamazmış. O nedenle mağaradan çıkanlar hep kör olarak çıkarmış. Hipnuzcu Baba'nın  o kadar maaşallahı varmış ki 10 kişiyi aynı anda dövermiş.  

Bu tür söylentiler Fikret'i bir miktar korkutuyordu. Ama hedefinden asla saptırmazdı onu böyle basit şeyler.


Birkaç saatlik yolculuğun ardından hala taştan başka bir şey yoktu etraflarında. Yürümeye devam ettiler. 9 saat sonra, yine her şey aynıydı. Üzerinden 6 saat daha geçti ama aradıkları şey hala orada değildi.  Hiç durmadan süren yürüyüşleri son kaldıkları yerden başlayıp  22 km daha yürüyerek ulaştıkları yerde bitti. Sol tarafı tahtadan sağ tarafı elmastan yapılmış maaşallahı olan bir tahtın üzerinde duran adamı gördükleri an  orada mola vermeye karar verdiler. Çadırlar kuruldu, yemekler yenildi ,uyuyup enerji toplandı. Verilen molanın ardından Fikret doğru yolda olup olmadıklarını anlamak için adama soru sormaya gitti.

- Merhaba dayı, biz Hipnozcu Baba diye birini arıyoruz. Bize onun yerini tarif edeb...

...

Fikret cümlesini bitiremedi. Şaşkınlık içinde emin olmak için adamın yaka kartına tekrar baktı. Bu oydu işte. Hipnozcu Baba'ydı.

~Zamçuka~

Zamcuka'nın takipçi sayısı 216bin olmuş. Zamçuka artık daha mutluymuş.


~Kubbettin~

Kubbbettin, ateş çemberinin içinden çıkan Dubara Reis'e doğru yürümüş.

-Hoşgeldiniz efendim , sefalar getirdiniz.

-Teşekkür ederim insan. Dur biraz ,
Hüsamettin ? Hayır, Cemalettin de değil... Hah , buldum, Kubbettin!
Teşekkür ederim Kubbettin. Beni çağıran sen misin ?

-Evet efendim, adımı nasıl bildiniz ?

-Okulda seçmeli ders olarak İnsan ismi tahmin etme sanatını seçmiştim. Tabi çok devamsızlık yapınca , ödevleri de umursamayınca , derslerde konuşunca anca 3. denemede falan bilebiliyorum. Bizim sınıf birincisi olan bir çocuk vardı, arkası dönükken bile adamın kimliğinde yazmayan göbek adını bilirdi.

Kubbbettin konuşmadan sıkılmış gibi görünüyordu. Konuyu değiştirdi.
-Efendim , buradaki adamları kullanarak sizi dünyaya getirdim. Sizin sadık hizmetkarınız olmak istiyorum.

-Tamamdır Kubbettincim. Maaş işini sonra görüşürüz. Şimdilik biraz kötülük yapalım. Uzun zamandır uyuyordum.


28 Mart 2016 Pazartesi

Bölüm 32 : Dubara Reis

Dubara Reis

Fikret duyduklarından  sonra  şok olmuştu.  Kaptan'ın öldüğünü ve belediye başkanlığına Sakine Teyze'nin geçmesine inanamadı.
Ne yapsındı ?
Nerelere gitsindi ?

Belediyeler diyarında artık tanıdığı pek insan kalmamıştı. Güvenebileceği tek insan Tayyar kalmıştı. Ona ulaşması gerekiyordu.

Yola çıktı.

Ve Tayyar'a ulaştı.

Durumu anlatmaya çalıştı.

Ama Tayyar onu engelledi.

Dur dedi. Dur , bir çayımızı iç. Soluklan , sonra anlatırsın.

Çaylar içildi.

Soluklar alındı.

Soluklanılmış olundu.

Sonra Fikret başladı anlatmaya. Fikret hikayesini bitirdi ve Tayyar sonradan çok fazla kişinin hatırlamayacağı o konuşmayı yaptı.

-Kaptan benim kankam. Yıllardır beni ve halkımı koruyor. O olmasa zaten şimdiye çoktan ölmüştük. Okey cumhuriyetine katılıp kendimi feda etmek istiyorum. En azından bu yolla belki halkımı kurtarabilirim.

Fikret ve Tayyar yola çıktılar.

Adaya ulaştılar.

Sonunda kıyıya geldiler. Ama İguana kıyıya adımını attığı anda yerin derinliklerinden bir titreme gelmeye başladı. İguana , volkan patlaması sandı başta ama o değildi. Biraz sonra anlayacaklardı.

Biraz sonra...

Titreme iyice artmıştı. Veee , yer yarıldı ve içinden bir insan çıktı.

-Size söylemiştim. İlk ben...

-Biliyoruz , ilk sen buldun. Sana istediğin belediye başkanını getirdim.

Kubbettin Tayyar'a doğru yaklaştı. Ağzını açmasını söyledi. Bir miktar tükürük örneği aldı. Koklamaya başladı. Sonra şöyle dedi ,

-Evet , sende gercekten belediye başkanı kanı var. Buyur Fikretcim artık istediğin gibi adada gezebilirsin.

Bunu dedikten sonra Kubbettin Tayyar'ı tuttu ve birlikte aniden yok oldular. Fikret artık ona ulaşmalıydı. Adadaki ormanın derinliklerine doğru giderken hiç korkmuyordu. Onu burada da bulamazsa başka çaresi kalmamış olacaktı. Yolu açık olsundu.

~Kaslı Kadın~

Kaslı Kadın ve generalleri çadırında düşünüyordu. Sakine Teyze'ye karşı yolladıkları ordular Sakine Teyze tarafından ikna edilip ona katılıyordu.

Böyle saçma iş mi olurdu ?

Başka bir yol bulması lazımdı.

~Zamçuka~

Popüler olmanın tadını çıkarıyordu. Sosyal medyada 100 000 takipçisi olmuştu. Mutluluktan uçuyordu.
Başka hiçbir şeyi umursamıyordu.

Belediyeler diyarı kimlere kalmıştı ?!



~Kubbettin~

Tayyar giderken Kubbettin ile
Ne olacağını bilmiyormuş Kubbettin bile
Sonra Tayyar gelmiş dile
Nereye gidiyoruz , söyle

Gelmişler okey cumhuriyetine
Tayyar bakmış masadaki 3 kişiye
Hepsi mutlu mesut dururkene
Başlamış gök aniden titremeye

Tayyar oturunca masaya
Kubbettin dokunmuş sihirli asaya
O nedenle gök titremiş
Önlerinde bir dev belirmiş

Eğilmişler 5 kişi önlerinde
Selam demişler Dubara Reis'e
Selam demiş Dubara Reis
Hadi verelim ortalığı ateşe







21 Mart 2016 Pazartesi

Bölüm 31 : Korkunçlu bölümlere hazırlık

Size söylemiştim, ilk ben buldum!

Kubbettin diğerlerinin karşısına dikilmiş adanın kendisine ait olduğunu söylüyordu. Fikret ise uzun süren bir maceranın ardından güçlükle bulduğu adadan ayrılmak istemiyordu.

-Merak etme , ada senin olabilir. Biz sadece biraz dolaşmak istiyoruz.

-Kabul etmiyorum. Tek bir şartım var , biri belediye başkanı bulup bana vereceksiniz ve o kişi  okey  cumhuriyetine katılacak.Elbette sonsuza kadar orada kalacak. Fikret kaba kuvvet kullanıp adayı ondan alabilirdi ama aile terbiyesi görmüş biri olduğu için bunu yapmadı. Tamam dedi Fikret.

-Tamam, birkaç güne belediye başkanı ile geleceğim.

Fikret tekrar Kaptanın belediyesine doğru yola çıktı. Kaptan'a adayı bulduğunu ama bir belediye başkanı gerektiğini söyleyecekti.

~Sakine Teyze~

Sakine Teyze evinde parti veriyordu. Oraletlerin su gibi içildiği gecede Sakine Teyze ve konukları metal  müzik ile fazlaca eğleniyorlardı.  Birkaç saat sonra Sakine Teyze sıkılınca Tuğtuğ Bey'i çağırdı. Tayyar'a savaş açtığını bildiren mektubu verdi ve Tuğtuğ Bey'i yolladı. Sonra oynamaya devam etti.
~ Tayyar ~

Tayyar ümitsiz bir şekilde odasında oturuyordu. Şimdiye kadar Kaptan onun bediyesini koruyordu ama bundan sonra böyle bir şey olmayacaktı. Elinden hiçbir şey gelmiyordu. Her an kendisine savaş açılabilirdi. Tayyar üzgündü.

~Kubbettin~

(Boğuk ve kalın bir ses ile konuşma yapıyordu Kubbettin. Sesi böyle olursa daha korkunç be etkileyici olur diye düşünmüştü çünkü. Bir de yavaş yavaş konuşursa ondan korkuncu olamazdı. )

Merak etmeyin bir kişi daha bulacağım. Okey dörtlüsünü tamamlayacağız. Sonra bütün belediyeler diyarı kralımıza hizmet edecek.

(Kubbbettin burada kötü adam kahkahası atmış.)


16 Mart 2016 Çarşamba

Bölüm 30 : Sıkıcı giriş bölümü

Artık herkes onu konuşuyordu. En popüler o olmuştu. Kafası çok rahattı. Bildiği kadarıyla Sakine Teyze de onun kankasıydı. Biri bir şey yapsa hemen ona şikayet edebilirdi. Zamçuka kendisiyle gurur duyuyordu. O kadar mutluydu ki , bütün şehre parasını en geç 1 yıl sonra ödemek şartıyla dondurma dağıttı.

~İguana Fikret~

Adaya doğru gemisi iyice yaklaştı. İguana denize atladı. Kıyıya doğru 10 kadar adamıyla birlikte yüzmeye başladılar. İguana önde, adamları arkada olacak şekilde kıyıya yaklaşıyorlardı.

Sonunda kıyıya geldiler. Ama İguana kıyıya adımını attığı anda yerin derinliklerinden bir titreme gelmeye başladı. İguana , volkan patlaması sandı başta ama o değildi. Biraz sonra anlayacaklardı.

Biraz sonra...

Titreme iyice artmıştı. Veee , yer yarıldı ve içinden bir insan çıktı.

-Size söylemiştim. İlk ben buldum !

~Sakine Teyze ~

Gayet büyük bir belediyesi vardı artık. Son olarak Tayyar'ı da kolayca alıp daha da büyümek istiyordu. En büyük olmasının önündeki tek engel Kaslı Kadın idi. Mum fabrikalarını elinde tutması onu hala ekonomide dünya lideri yapıyordu.  Onu da halledecekti ama sıra şimdilik Tayyar'daydı.


5 Mart 2016 Cumartesi

Güncel harita


3. sezon hakkında ipuçları

İguana Fikret kimin nesidir ?

Hırlı mıdır hırsız mıdır?

Aile terbiyesi görmüş müdür?

Neden Tayyar'ı kimse umursamıyor?

Okey cumhuriyeti ülkesine yeni üyeler katılabilecek mi ?

Yeterince masumlar mı?

Plan Gky ne ?

Sakine Teyze mi  Kaslı kadın mı?

Kubbettin nedir ?

Ne yer ?

Ne içer?

Ya da bir şey yemeye ihtiyacı var mı?

Hepsinin olmasa da çoğunun cevabı 15 martta burada.