Sıradan insanlar için sıradan , Kaptanımız için daha da sıradan bir gündü. Üç beş tane hırsız yakalamış, yangındaki küçük çocuğu kurtarmış ve 182 tane de kavga ayırmıştı. Ama ne o ne de halk bugün şehirde korkunç bir misafirlerinin olacağını bilmiyorlardı.
Saat : 14.12 / Yer : Belediye parkı
Tepesinden bindiğin zaman anında seni yere ulaştıran kaygan ve yeni yapılmış kaydıraklar , cıvıl cıvıl renklere sahip salıncaklar , köşede şakalar yapan dondurmacı ... Kısacası muhteşem bir parktı. Etrafta çocuklar koşuştururken birden salıncaklar titremeye başladı. Sonra titreme iyice arttı ve yerin altından 1 metre boyunda bir canavar , Sümüklü Çocuk lakaplı , çıktı. 1 metrelik jöleyi andırıyordu. Etraftaki herkes kaçmaya başladı . Dondurmacı dondurmalarını öylece bırakıp gitti. Üstlerine güneş gelen dondurmalar su gibi olacaktı belki de . Ama o kadar korkmuştu ki aklına bile gelmemişti bu. Zavallı dondurmalar.
Herkes kaptana gerek yok polisi arayalım derken o da ne ! Sümüklü çocuk diğer insanların sümüklerini içine çekip daha da büyüyordu. Hemen bir belediye başkanı , bir matematikçi , bir doktor , bir 12 yaşındaki çocuk , halktan sıradan bir insan , bir kitapçı ve son olarak bir mobilyacı el ele tutuşup kap-tan-şe-la-le-su-yu diye heceleyip kapanımızı çağırdılar. Ve Kaptan Şelale Suyu orada belirdi.
-Selam insanlar , Bana ihtiyacınız mı var ?
Belediye başkanı girdi söze ve ;
Şelale Suyu bize yardım et. Yıllar önce hapse attığımız Sümüklü çocuk bütün sümüklerimizi emerek daha da büyüyüp şehre saldırıyor . Ne yapacağımızı bilmiyoruz.
- Tamam. Ben o terbiyesize haddini bildiririm.
Dedi Kaptan. Ardından uçmaya başladı. Dondurucu ışınlar çıkarabilen süper burnu sayesinde sümüklü çocuğu anında dondurdu ve karşılaşmayı kazandı. Hiç öyle filmlerdeki gibi yarım saatlik çatışma olmadı. Basit ve çabuk bir zaferdi onun için. Ne güzel aşağılamıştı onu.
Mücadele sonunda Kahramanımız rakibini tebrik etti. Ona eksiklerini ve nerelerde hata yaptığını söyledi. Ardından onu parçalayıp yok etti.
Geriye tek bir sorun kalmıştı. Dondurmacının eriyen dondurmaları. Dondurmacı ümitsizce dondurma dolabına yaklaşırken ne görse beğenirsiniz ? Her şey sapasağlam duruyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Anlaması uzun sürmedi. Gökyüzünde süzülen şeye baktı. Biliyordu. O yapmıştı. O !
O kim mi?
KAPTAN ŞELALE SUYU !
Saat : 14.12 / Yer : Belediye parkı
Tepesinden bindiğin zaman anında seni yere ulaştıran kaygan ve yeni yapılmış kaydıraklar , cıvıl cıvıl renklere sahip salıncaklar , köşede şakalar yapan dondurmacı ... Kısacası muhteşem bir parktı. Etrafta çocuklar koşuştururken birden salıncaklar titremeye başladı. Sonra titreme iyice arttı ve yerin altından 1 metre boyunda bir canavar , Sümüklü Çocuk lakaplı , çıktı. 1 metrelik jöleyi andırıyordu. Etraftaki herkes kaçmaya başladı . Dondurmacı dondurmalarını öylece bırakıp gitti. Üstlerine güneş gelen dondurmalar su gibi olacaktı belki de . Ama o kadar korkmuştu ki aklına bile gelmemişti bu. Zavallı dondurmalar.
Herkes kaptana gerek yok polisi arayalım derken o da ne ! Sümüklü çocuk diğer insanların sümüklerini içine çekip daha da büyüyordu. Hemen bir belediye başkanı , bir matematikçi , bir doktor , bir 12 yaşındaki çocuk , halktan sıradan bir insan , bir kitapçı ve son olarak bir mobilyacı el ele tutuşup kap-tan-şe-la-le-su-yu diye heceleyip kapanımızı çağırdılar. Ve Kaptan Şelale Suyu orada belirdi.
-Selam insanlar , Bana ihtiyacınız mı var ?
Belediye başkanı girdi söze ve ;
Şelale Suyu bize yardım et. Yıllar önce hapse attığımız Sümüklü çocuk bütün sümüklerimizi emerek daha da büyüyüp şehre saldırıyor . Ne yapacağımızı bilmiyoruz.
- Tamam. Ben o terbiyesize haddini bildiririm.
Dedi Kaptan. Ardından uçmaya başladı. Dondurucu ışınlar çıkarabilen süper burnu sayesinde sümüklü çocuğu anında dondurdu ve karşılaşmayı kazandı. Hiç öyle filmlerdeki gibi yarım saatlik çatışma olmadı. Basit ve çabuk bir zaferdi onun için. Ne güzel aşağılamıştı onu.
Mücadele sonunda Kahramanımız rakibini tebrik etti. Ona eksiklerini ve nerelerde hata yaptığını söyledi. Ardından onu parçalayıp yok etti.
Geriye tek bir sorun kalmıştı. Dondurmacının eriyen dondurmaları. Dondurmacı ümitsizce dondurma dolabına yaklaşırken ne görse beğenirsiniz ? Her şey sapasağlam duruyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Anlaması uzun sürmedi. Gökyüzünde süzülen şeye baktı. Biliyordu. O yapmıştı. O !
O kim mi?
KAPTAN ŞELALE SUYU !






İlk başlarda hikayeler çok kötü ama baht oyunlarıyla birlikte müthiş oluyor. Biraz sabırlı olup hepsini okuyun. Çünkü bir efsaneye başlıyorsunuz.
YanıtlaSil:) heyecan ve merakla okuyorum.
YanıtlaSil